Bloguma yazmaya basladigimda da belirttigim gibi ogrendigim ve yararli buldugum her seyi konu farki gozetmeksizin yayinlamaya devam ediyorum.Bugun de iki laptopi kablosuz veya kablolu bir aga ihtiyac duymadan nasil baglayabileceginizi anlatacagim.Islem oldukca basit:
Dizustu bilgisayarlariniz arasinda "ad-hoc" yani esler arasi agi kuracaksiniz.XP kullanicilari icin kablosuz ag baglantilarinin ozelliklerine girdikten sonra "kablosuz aglar" sekmesindeki ekle dugmesine tiklanmasi ve aga herhangi bir isim verildikten sonra (SSID) "Bu bilgisayardan bilgisayara ozel agdir" secenegi isaretlenmesi gerekiyor.Bu islemlerin ardindan diger laptopiniz ile kablosuz ag taramasi yaparak verdiginiz ssid yi gorebilir ve laptoplari birbirine baglayabilirsiniz. Windows Vista da ise "windows toplanti alani" adli uygulama kullanilarak ayni islemler kolayca yapilabilir.
El el elpenek, elden çıkan kepenek !
29 Aralık 2010 Çarşamba
21 Aralık 2010 Salı
18 Aralık 2010 Cumartesi
Mapuçeler
Mapuçeler (Mapudungun; Mapu, "toprağın"Çe + "insan", toprağın insanı) Orta ve Güney Şili'nin ve Güney Arjantin'in gerçek kızılderili sakinleridir. İspanyolcada araucanos (Araukanyalı) olarak da bilinirler. Yaygın inancın aksine, Quechua dilindeki arauco (isyan) kelimesi araucano kelimesinin kökeni değildir, daha çok balçıklı su anlamına gelen Arauco kelimesinden türemiştir.
Mapuçelerin ekonomileri tarım üzerine kuruludur. Toplumsal yapıları "lonko" veya şefin yönetimindeki geniş ailelerden oluşmuştur. Bununla beraber savaş zamanlarında daha büyük gruplar halinde toplanırlar ve aralarından lider olarak "toqui" ('balta-taşıyıcı') seçerler.
Mapuçeler toplumsal, dini, ekonomik yapı ve dilsel miras açısından ortak geçmişi olan farklı gruplardan oluşmuşlardır. Etkileri Aconcagua Nehri ve Arjantin pampasına kadar genişlemiştir. Bu farklı gruplardan Şili'nin orta vadilerinde yaşayan Picunçeler, önce İnka İmparatorluğu daha sonrada İspanyollarla birleşmişlerdir. Itata ve Toltén nehirleri arasındaki vadilerde yaşayan Mapuçeler. Ve diğer Huillicheler, Lafkencheler ve Pehuencheler. Kuzeydeki Aonikenkler, Ferdinand Magellan tarafından Patagonlar olarak adlandırılmışlardır, Mapuçe grupları ile ilişki kurmuş pampa bölgesinden bir etnik gruptur. Mapuçelerin dillerini ve bazı kültürlerini benimseyen Aonikenkler Tehuelchelerdendir.
TARİH
Mapuçeler ülke çapında örgütlenmemelerine rağmen İnka İmparatorluğu'nun hüküm altına alma çabalarına karşı birçok kez başarılı bir şekilde direnmişlerdirMapuçeler Bío-Bío Nehri'ni doğal bir sınır olarak kullanarak İspanyollara karşı savaşmışlardır, 1500'lerden 19. yüzyıla kadar kolonileştirmeye direnmişlerdir. Bu savaş Arauco Savaşı olarak bilinir ve Alonso de Ercilla'nın destansı şiiri La Araucana'da ölümsüzleşmiştir. Şili İspanyol hükümdarlığından ayrıldığında, bazı Mapuçe şefleri kolonistlerin tarafında olmuşlardır. Şili'nin İspanya'dan bağımsızlığını almasından sonra, Mapuçeler komşuları ile beraber yaşamış ve ticaret yapmaya devam etmişlerdir. Kolonistler daha çok Bío-Bío'nun kuzeyinde tedbirli bir şekilde yaşamaktaydılar, nadiren de olsa küçük çarpışmalar olmaktaydı.
Sonunda Fransız maceracı Orelie-Antoine de Tounens'nın kendisini Araukanya kralı ilan etmesi, Mapuçelere motivasyon sağlamıştır. Şili ordusu 1880'lerde Arauco Savaşı'na otomatik tüfek gibi modern teknolojilerin sayesine bir son vermiştir. Kuvvet ve diplomasinin birlikte kullanılması ile Şili hükümeti ve Mapuçe liderleri arasında Araukanya topraklarının Şili ile birleştirilmesi için bir antlaşma imzalanmıştır. Savaş sonucunda, sağ kalanların gözaltına alınması ve harabe gibi küçük yerlerde açlık ve hastalıklarla yaşamaya zorlanmaları nedeniyle Mapuçelerin nüfusu bir nesil içinde yarım milyondan 25.000'e düşmüştür.
Mapuçelerin soyundan gelenler şu anda Güney Şili ve Arjantin çevresinde yaşamaktadırlar. Bazıları halen geleneklerine göre ve tarımla yaşamaya devam etmektedirler fakat büyük bir kısmı şehirlere daha iyi ekonomik imkânlar bulma umuduyla göç etmektedir. Son yıllarda Şili hükümeti geçmişte olan haksızlıkları düzeltme yoluna gitmiştir, örneğin Temuco çevresinde bulunan ilkokullarda müfredat programına Mapudungun dilini ve kültürünü dahil ederek onaylamıştır.
KÜLTÜR
Şili istatistiklerine göre, çoğu Şilili Mapuçe az derecede yerli olmayan kökene sahiptir, ve her ne kadar bir çoğu kabul etmesede Şili'nin yerlisi olmayan kişilerin %90'ından fazlası değişen oranlarda kızılderili kökene sahiptir. 2002 nüfus sayımına göre 604.349 Mapuçe vardır, bu Şili'nin nüfusunun yaklaşık %4'üdür. Bunun yanında yaklaşık 300.000 kişi And Dağları'nın diğer tarafında Arjantin'de yaşamaktadır. Topraklarını kaybetmelerinden dolayı, birçok Mapuçe Santiago gibi büyük şehirlerde fakir durumlarda yaşamlarını sürdürmektedirler. Mapuçe direnişi devam etmektedir, özellikle büyük ormancılık şirketlerinin geleneksel topraklarını yok etmesine ve Pinochet devrinin anti-terörizm kanunlarının son yıllarda topluluk liderlerine karşı sıkça kullanmasına karşı.
Mapuçeler taş aletlerde çok yeteneklidirler, bu yetenekleri sayesinde kendilerine kaleler ve karışık savunma binaları yapabilirler. Hızlı bir şekilde metal işlerine ve at sürmeye alışmışlardır, Avrupalıların kendi saldırı stratejilerini Avrupalılara karşı kullanmışlardır. Daha barışçıl benimsemeler ise buğday ve koyundur. Mapuçe yapımı gümüşler ve dokumların fiyatları çok yüksektir.
Genellikle bir kadın olan şaman veya "machi" Mapuçe kültürünün çok önemli bir parçasıdır. Machi kötülükleri savuşturmak, yağmur, hastalıkların iyileştirilmesi için ayinler yapar, Şili'nin şifalı bitkileri hakkında büyük bilgiye sahiptir ve bu bilgileri çok zor geçen çıraklığı zamanında öğrenir. Tüm kökenlerden ve sınıflardan Şililerin Mapuçeler tarafından bilinen geleneksel şifalı bitkilerin kullanımını bilmeleri şaşırtıcıdır.
Mapuçe dilleri Şili'de ve az derecede Arjantin'de konuşulur. İki dalı vardır, Huilliçe ve Mapudungun. Quechua ile ilişkili olmasada biraz sözcüksel etki fark edilebilir. Tahmini olarak Şili'de yaklaşık 200.000 tam akıcı olarak konuşabilen kişi vardır ve hâlâ eğitim sisteminden yalnızca simgesel olarak destek görmektedir.
12 Aralık 2010 Pazar
Volkan Demirel ve vukuatları
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Türkiye, son grup maçında Çek Cumhuriyeti ile oynayacaktı. Grupta bu iki takımdan başka Portekiz ve İsviçre vardı. Ancak Portekiz, gruplardan çıkmayı garantilemiş, İsviçre ise elenmişti. Bu maçı yenen çeyrek finale çıkacaktı. 75. dakikada skor 2-0 Çek Cumhuriyeti lehineydi. Ama Türkiye, son 15 dakikada attığı 3 golle çeyrek finale çıkmıştı. İşte bu maçta Volkan, 90. dakikada Jan Koller'e kafa atmış ve kırmızı kartla oyun dışında kalmıştır. Son dakikalarda kaleye Tuncay Şanlı geçmiştir. Çeyrek final ve yarı final maçlarında kalesini koruyamamıştır.
Son olarak 12 Nisan 2009'da Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanan Galatasaray - Fenerbahçe derbisinde maçın son dakikalarında kavganın çıktığı sırada olaylara karışmamış ama Galatasaray tribünlerine yaptığı hareketlerle taraftarları kışkırtmıştır. Maçta kart görmemesine rağmen maçtan sonra yapılan incelemelerde kendisine üç maç ceza verilmiştir. 2009-10 sezonunun son haftalarında toplam 840 dakika gol yememiştir.
Tarihten 2 ilginç ölüm
Tatlıdan ölmek İsveç Kralı Adolf Frederick yemeği çok severdi ve bu yüzdende öldü. 1771 de 61 yaşında bir sofrada etler,ıstakozlar,çorbalar,tütsülenmiş etler,şampanya ve ensevdiği tatlıdan 14 tane yadikten sonra ölmüştü. Bahsi geçen tatlının (semla) türkçe tarifi için tıklayınız. Paraşütten ölmek 1911 de Fransız terzi Franz Reichelt kendi buluşunu test etmeye karar verdi.Kendi yaptığı paraşütle Eyfel kulesinden atladı.Aslında çok süpriz bir ölüm denemez. Bu tarihsel atlayışın video çekimleride bulunuyor.Aşağıda görebilirsiniz. |
5 Aralık 2010 Pazar
Türkiye'de 'şişman' olmak
Ayşe Arman yazılarını uzun süredir okuduğum lakin düşüncelerine çoğu kez katılmadığım bir yazar olmasına rağmen, bu konuyu köşesinde çok güzel işlemiş. Üstelik daha iyi gözlem yapabilmek için çok değişik bir yönteme baş vurmuş. Okumanızı tavsiye ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









